Makâs ~ مقاص
Lugat-ı Remzi - Makâs ~ مقاص maddesi. Sayfa: 637 - Sira: 16

Lugat-ı Remzi; Makâs maddesi. osmanlıcada Makâs ne demek, Makâs anlamı manası, Makâs osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Makâs hakkında bilgi. Arapça Makâs ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Makâs anlamı
Lugat-ı Remzi - مقاص Makâs ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
Makâs ~ مقاص güncel sözlüklerde anlamı:
makas ::: (a. i. c. : makass) : makas, [fasîhi : mikass dır] , (bkz. : mıkrâs, mıkrâz).
makass ::: ("ka" uzun okunur. a. i. makass ve mikass'ın c.) : makaslar, (bkz. : mıkrâs, mıkrâz).
Makas :::
- Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı
Örnek: Her iki eliyle kullanırdı makasıyla tarağını. N. Cumalı - Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet.
- Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
- Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay.
- Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi.
- Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı.
- Çalma, kırpma.
- Dirsek.
- Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı.
makas ::: (a. i. c. : makass) makas, [fasîhi : mikass dır] , (bkz. : mıkrâs, mıkrâz).
makass ::: (
makas ::: dirsek, kaycı