Çağdaş Sözlük

Ecil ~ اجل

Lugat-ı Remzi - Ecil ~ اجل maddesi. Sayfa: 16 - Sira: 36

Lugat-ı Remzi; Ecil maddesi. osmanlıcada Ecil ne demek, Ecil anlamı manası, Ecil osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Ecil hakkında bilgi. Arapça Ecil ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Ecil anlamı

Lugat-ı Remzi - اجل Ecil ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

Ecil ~ اجل güncel sözlüklerde anlamı:

ECiL ::: İşini geriye bırakan, geciktiren. * Geciktirilen, geriye bırakılan şey. * Bir yerde birikip toplanmış su.

ecel ::: (a. i. c. : âcâl) : muayyen olan vâde, ömrün sonu, hayâtın son demi.

ecel-i kaza ::: tehlikeye uğramak suretiyle, tesâdüfî olarak gelen ecel.

ecel-i mev'ûd, ecel-i' müsemmâ ::: tabiî olarak gelen ecel.

ecel-i nâ-gehân ::: ansızın gelen, ânî ölüm :

eceli ::: (a. s. celîl'den) : daha (en pek) celîl, çok büyük, en ulu.

ecell-i mahlûkât ::: (mahlûkların en üstünü) : insan.

ecl ::: (a. i.) : sebep, illet. : O ecelden : o sebepten.

icl ::: (a. i.) : hek. boyun tutukluğu, boyun ağrısı, fr. torticolis.

ecel ::: hayatın sonu

ecell ::: çok büyük , ulular ulusu

ecil ::: işini geriye bırakan , geciktiren , geciktirilen , geriye bırakılan şey , bir yerde birikip toplanmış su

ecel ::: ‬hayatın sonu

ecell ::: ‬çok büyük

ecell ::: ulular ulusu

ecl ::: (a. i.) sebep, illet. : O ecelden : o sebepten.

icl ::: (a. i.) hek. boyun tutukluğu, boyun ağrısı, fr. torticolis.

ECİL :::

İşini geriye bırakan, geciktiren. * Geciktirilen, geriye bırakılan şey. * Bir yerde birikip toplanmış su

Diğer Osmanlıca Sözlüklerde: