Kânî ~ كانی
Lugat-ı Remzi - Kânî ~ كانی maddesi. Sayfa: 179 - Sira: 5

Lugat-ı Remzi; Kânî maddesi. osmanlıcada Kânî ne demek, Kânî anlamı manası, Kânî osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Kânî hakkında bilgi. Arapça Kânî ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Kânî anlamı
Lugat-ı Remzi - كانی Kânî ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
Kânî ~ كانی güncel sözlüklerde anlamı:
KaNi ::: (Kinaye. den) Dokunaklı ve iğneli söz söyleyen. Kinayeli konuşan.
kânı ::: (a. s.) : kinaye söyliyen, dokunaklı iğneli söz söyliyen.
Kânî ::: (a. h. i.) : XVIII. asır Osmanlı edebiyatının nazım ve nesir üstadlarındandır. Tokatlı'dır, hezl ve mizah tarzında yazdığı güzel mektuplarla şöhret kazanmıştır. İstanbul'a Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşa ile gelmiştir. (1712-1791).
kani' ::: ("ka" uzun okunur, a. s. kanâat'den. c. : kaniûn, kaniîn) : 1) kanaat eden, yeter bulup fazlasını istemiyen. 2) inanmış, kanmış, (bkz. : mutmain).
kanî ::: kanaat eden, inanmış.
kâni ::: yetinen , kanaat eden
kanî ::: kanaat eden , inanmış
kâni ::: yetinen
kâni ::: kanaat eden
Kani ::: Kanmış, inanmış
kânı ::: (a. s.) kinaye söyliyen, dokunaklı iğneli söz söyliyen.
Kânî ::: (a. h. i.) XVIII. asır Osmanlı edebiyatının nazım ve nesir üstadlarındandır. Tokatlı'dır, hezl ve mizah tarzında yazdığı güzel mektuplarla şöhret kazanmıştır. İstanbul'a Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşa ile gelmiştir. (1712-1791).
kani' ::: (
KÂNİ :::